2. Sınıf · 2026-2027
2. Sınıf Serbest Etkinlikler Aralık Ayı Faaliyet Planı 2026-2027
Haftalık günlük ders planları; Millî Eğitim Bakanlığı ders planı şablonuna uygun, bölüm bölüm hazır. Ekranda inceleyin ya da Word olarak indirin.
| AY | HAFTA | KONULAR | KAZANIMLAR | ETKİNLİKLER | ÖĞRENME ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ | KULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ARAÇ VE GEREÇLER |
|---|---|---|---|---|---|---|
| ARALIK | 12.HAFTA 7 – 11 Aralık | Drama (Rol Oynama) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Çocuklardan uzayda neler olduğuna ilişkin fikirler geliştirmeleri istenir. Bu etkinliğe ilişkin, video, poster, slayt gösterisi gerekebilir. Bazı uzay cisimlerini tanımladıktan sonra oyuna geçilir. Çeşitli uzay cisimlerinin konuşmasını ve hareketini canlandıracak çocuklar rollerini seçer. Örneğin; astronot, gezegen, yıldız, uzay yaratığı vb. daha sonra ikili, üçlü gruplar oluşturarak aralarında konuşur. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler |
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Körebe Oyuncular arasından bir ebe belirlenir ve gözleri bağlanır. Oyun, adını ebenin gözlerinin bağlanmasından alır. Oyuncular ebe ortada kalacak biçimde bir halka oluşturur. “Türkü söyler döneriz, Bil bakalım biz kimiz, Göster bizi körebe” sözlerini söyleyerek ve el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak dokunduğu oyuncunun başını, yüzünü ve üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler. Eğer tanırsa, dokunduğu oyuncu ebe olur. Tanıyamazsa, oyun aynı ebeyle sürer. | ||||
| 13.HAFTA 14 – 18 Aralık | Drama (Pandomim) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Ortaya bir çocuk gelir, olmak istediğini söyler. Diğer çocuklar onun çevresinde bulunan canlı-cansız nesneleri canlandırır. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Küskün Tavşan Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, keçiler tellal iken, uzak diyarlarda, ormanın tam ortasında, beş kardeş tavşan yaşarmış. Bu beş güzel tavşanın adı şöyleymiş. Çal Çal; ailenin en çok çalışan tavşanıymış. Yuvalarını o temizler, diğerleri uyurken onlara kahvaltı hazırlarmış. Çen Çen; ailenin en çok konuşan tavşanıymış. Kardeşlerin sözcülüğünü o yaparmış. Bazen de fazla konuşur, tavşanları bıktırırmış. Cin Cin; açıkgöz, cin gibi, her şeyi bilen, hakkını kimseye yedirmeyen bir tavşanmış. Küs Küs; çok alıngan, her şeye küsen, kinci bir tavşanmış. Sık sık kardeşlerine küser, bir süre onlarla konuşmazmış. Tem Tem; ailenin en tembel tavşanıymış. Hep uyumak ister, bulduğu her fırsatta yatarmış. Bu beş kardeş her sabah Çal Çal’ın hazırladığı kahvaltıyı yedikten sonra dışarı çıkar, gezer oynarlarmış. Öğle yemeği için ormanda topladıkları yiyecekleri yer ve biraz uyurlar, sonra da kalkıp oynamaya devam ederlermiş. Akşam yemeklerini de yiyip yuvalarına dönerlermiş. Bir sabah kalktıklarında, Küs Küs’ü biraz hasta bulmuşlar. Küs Küs her zamankinin aksine o sabah çok az yemiş, tekrar yatmış. Kardeşleri ormana çıkmışlar. Küs Küs akşama kadar hasta yatmış. Akşam eve döndüklerinde, bakmışlar ki Küs Küs hâlâ yatıyor. Çen Çen; – Nasılsın Küs Küs? diye sormuş. Küs Küs hiç cevap vermemiş, çünkü onlara küsmüş. Bütün kardeşler Küs Küs ile konuşmak için çok uğraşmışlar. Fakat Küs Küs onlara kızmış. – Sizler hepiniz düşüncesiz kardeşlersiniz. Hasta yattığımı bildiğiniz hâlde bana bir öğle yemeği getirmediniz. Akşama kadar aç ve hasta yattım. Artık sizinle asla konuşmayacağım, demiş. Kardeşleri hatalarını anlamışlar ve ondan özür dilemişler. Fakat Küs Küs’ün onları affetmeye hiç niyeti yokmuş. Ertesi sabah kardeşlerine katılmamış. Onlar ormana gittikten sonra o da yuvasını terk etmiş. Akşam olup eve döndüklerinde Küs Küs’ü bulamamışlar. Çok üzülmüşler. Peşinden gidip aramayı düşünmüşler. Onun inadını bildikleri için vazgeçmişler. Pişman olup geri dönmesini beklemeye başlamışlar. Küs Küs ise yuvadan ayrıldıktan sonra, ormanın diğer tarafında kendine küçük bir yuva yapmış ve yalnız yaşamaya başlamış. – Oh kurtuldum Çen Çen’in çenesinden, Tem Tem’in tembelliğinden, diyormuş. Ama içten içe de onları çok özlüyormuş. Bir sincap ve bir kaplumbağa ile arkadaş olmuş. Arkadaşları iyiymişler ama onlarla oynaması çok zor oluyormuş. Bir gün arkadaşı sincapla ormanda gezmeye çıkmışlar. Küs Küs, hızlı giden sincaba yetişmek için koşmaya başlamış. Aksilik bu ya! Önündeki koca çukuru görmeyince içine düşmüş. Küs Küs’ün ayağı çok acıyormuş. Hayvanlar ona yardım etmişler ve yuvasına götürüp yatırmışlar. Küs Küs’ün ayağı kırılmış ve bir ay hiç kalkmadan yatması gerekmiş. Bütün hayvanlar gidince yuvasında yapayalnız kalmış. Üstelik karnı da acıkmış. “Ben nasıl karnımı doyuracağım? Ayağım da kırık, belki de burada açlıktan ölürüm.” diye düşünmüş. O gece aç aç uyumuş. Ertesi gün de yuvasında aç ve yalnız yatmış. Yanına kimse uğramamış ve yiyecek de getirmemiş. Küs Küs artık yaşamaktan ümidini kesmiş ve o gece de açlıktan kıvranarak uyumuş. Ertesi sabah zorla gözlerini açtığında önünde havuçlar, çeşit çeşit yiyecekler görmüş. Rüya gördüğünü zannetmiş, gözlerini tekrar tekrar kapatıp açmış. Gördükleri gerçekmiş. Yiyecekleri hemen yemeye başlamış. O yiyecekler ona bütün gün yetmiş. Daha sonraki günlerde de durum böylece devam etmiş. Her gün uyandığında yiyecekler gelmiş oluyor; fakat getireni göremeyince “Her hâlde sincaptır.” diye düşünüyormuş. Aradan bir ay geçmiş ve Küs Küs iyileşmiş. Hemen gitmiş sincabı bulmuş. Ona yiyecekler için teşekkür etmiş. Sincap; – Ne yiyeceği? Ben sana hiç yiyecek getirmedim ki, demiş. Küs Küs çok şaşırmış. Yiyecekleri kimin getirdiğini çok merak etmiş. Ertesi sabah çok erken kalkmış ve yuvasının karşısındaki ağacın arkasına saklanmış. O sırada karşıdan, elinde yiyeceklerle kardeşleri Tem Tem, Çen Çen, Cin Cin, Çal Çal gelmişler. Yiyecekleri yavaşça yuvanın kapısından içeri bırakmışlar. Küs Küs çok şaşırmış. Çünkü kardeşlerinin yuvası oraya çok uzakmış. Her gün onun için dünyanın yolunu gelmeleri kardeşlerinin onu ne kadar çok sevdiğini gösteriyormuş. Onları terk ettiği için çok utanmış ve üzülmüş. Yiyecekleri bırakıp giden kardeşlerinin arkasından; – Çal Çal, Tem Tem, Cin Cin, Çen Çen! diye bağırmış ve koşarak yanlarına gitmiş. Kardeşler ağlayarak birbirlerine sarılmış. Bu defa Küs Küs onlardan özür dilemiş ve onlarla birlikte yuvasına dönmüş. Kardeşlerinin kıymetini anlamış ve hataları olduğunda artık onlara hemen darılmamış. Kardeşleriyle mutlu bir hayat yaşamış. | ||||
| 14.HAFTA 21 – 25 Aralık | Drama (Sözcük Çağrışımı) | Hayal dünyası ve dil gelişimine katkı yapma. | Lider, üyelerden “pamuk” kelimesini içeren iki söz türetmelerini ister. “Pamuk prenses”, “pamuk ipliği”, “pamuk helva”, “pamuk kozası” sözlerini birlikte kullanarak, her grup doğaçlama oyun ortaya koyar. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Yakan Top İki grup oluşturulur. Bir grup ortada kalır diğer grubun yarı elamanı bir tarafa, diğer yarısı diğer tarafa geçer. Öyle ki ortadaki grubun önünde ve arkasında düşman grup olmuş olur. Grup elemanlarına ilaveten bir de top alınır. Top uçlardaki grup elemanlarından birine verilir ve oyun başlar. Amaç ortadaki grup elemanlarının hepsini vurmaktır. | ||||
| 15.HAFTA 28 – 31 Aralık | Drama (Oluşum Çalışması) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Kırmızı Başlıklı Kız Hikâye anlatılır. Değiştirilerek güncellenebilir. Gruplar oluşturulur. Roller dağıtılır. Çocuklardan rollerini açıklamaları istenir. Çocuklara oyunda yapılacak yaratıcılığı ortaya çıkaran fikirler sorulur. Planlanan oyun gruplar hâlinde oynanır. Rahatlamaya geçilir. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Kibritçi Kız Bir yılbaşı gecesi küçük ve sevimli bir kız sokakta üstü başı yamalı, ayağında terlik yok, perişan bir halde kibrit satmaya çalışıyormuş. Sokaktan geçen insanlar üstünde mont, boynunda atkı olan küçük kızın farkında olmadan yanından geçip gidiyorlarmış. Sokaklarda çocuklar kartopu savaşı yapıyor, eğleniyorlarmış. Tabiki kar en çok onları mutlu ediyormuş. Oysa ki küçük kız üşüyormuş ve titreyen sesiyle kibrit satmaya çalışıyormuş. Kibritlerim var, kibrit almak istermisiniz diye yoldan geçen insanlara soruyormuş. Titreyen sesiyle kibritçi kibritçi diyormuş. Ama o gün hiç kibrit satamamış. O da isterdi ki iki üç kutu kibrit satıp kazandığı parayla rvde annesiyle beraber sıcak çorba içmeyi. Kibrit satamadığı için eve gidemiyor, soğuktan ayakları ve ellerini buz kesmişti. Bir kapının girişindeki taşın üstüne oturmuş ve daha fazla dayanamamış. Bir kibrit yakmış. Kibritle ellerini ısıtıyor sönünce yenisini yakıyormuş. Kibritçi kız’ın ayakları da çok üşümüştü. Ayağında terlik bile yokmuş en azından bir terlik bile olsaymış bu kadar üşümezmiş. Terlikleri vardı fakat karşıdan gelen hızlı arabadan kaçarken terliğinin tekini düşürmüştü. Haylaz bir çocuk terliği alıp kaçmıştı. Küçük kız ona seslenmiş ama çocuk onu dinlememişti bile. Kibritçi kız yine soğuk ve karlı bir günde bir evin kapı girişine oturmuş ve bir kibrit çıkmış. Fakat kibrit yanmamış. Kibriti duvara sürtmüş ve yanan kibritin ışığından duvar aralanmış, evin içi gözüküyormuş. Kibritçi kız hayallere dalmış. Masanın üstünde duran nar gibi kızarmış hindi etini elini uzatarak tam alırken kibriti sönüvermiş. Tekrar bir kibrit yakmış ve tekrar hayallere dalmış. Bu sefer bir yaz gecesi yerler sıcak, havada bulut yok, bir yıldızın kaydığını görmüş. Babaannesi ona yıldız kaydığı zamanlar birinin öldüğünü söylemişti. İşte o sırada babaannesi geldi ve onu kucakladı. Kibritçi kız’ı yanına aldı. İnsanlar sabah olduğunda yerde yatan bir kız görmüşler. işte bu kız kibritçi kızmış. Yanında da bir sürü sönmüş kibrit çöpü varmış. Kızcağız demek ki ısınabilmek için bütün kibritleri yakmış ve hayallerle küçük kız hayata gözlerini yumarak ölmüştü. |