2. Sınıf · 2026-2027
2. Sınıf Serbest Etkinlikler Mayıs Ayı Faaliyet Planı 2026-2027
Haftalık günlük ders planları; Millî Eğitim Bakanlığı ders planı şablonuna uygun, bölüm bölüm hazır. Ekranda inceleyin ya da Word olarak indirin.
| AY | HAFTA | KONULAR | KAZANIMLAR | ETKİNLİKLER | ÖĞRENME ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ | KULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ARAÇ VE GEREÇLER |
|---|---|---|---|---|---|---|
| MAYIS | 30.HAFTA 3 – 7 Mayıs | Drama (Ritim, Ses, Devinim) | Güçlü yönlerini geliştirir, eksik yönlerini tamamlar. Duyu organlarını kullanarak çevremizi fark etme öğrencilerde etkin dinleme becerisini geliştirme, yaşadığı çevrenin farkında olma, empati yeteneğini geliştirme, sözel yönergeler olmadan duyduğu sesleri doğaçlama yoluyla canlandırmaları hedeflenmiştir. | Tıkır Tıkır Her grup kendine günlük hayatta karşılaştığımız bir makineyi seçecek. Bu makineyi bize sesler, efektler ve hareketlerle doğaçlayacaksınız. Seçtiğiniz makinenin ne olduğunu diğer gruplarla paylaşmayacaksınız. Doğaçlama öncesi size verilen sürede ‘Makine ne amaçla ve hangi mekânda kullanılıyor?, Makinenin özellikleri nelerdir?, Makinenin çalışma sistemi, sesi nasıldır?, Makine hangi parçalardan oluşmuştur?’ gibi sorularla makineyi daha iyi tanımak için detaylandırınız. Burada yapacağınız ses, hareket ve efektler seçtiğiniz makineyi anlatmaya yönelik olmalıdır. Seçtiğiniz makineyi bize doğaçlamayla anlatmaya çalışacaksınız. Diğer gruplar da bu makineyi tahmin edecek ve bulmaya çalışacak.” diyerek oyunu açıklayınız. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler |
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | İp atlama İki çocuk karşılıklı olarak ipin ucundan turarak çevirir. Çocuklar sırayla ipten atlamaya çalışırlar. İp atlarken şu tekerlemeleri söylerler: “Laleli belkız, İçeriye gir kız, İpten çık kız, Dışarıya çık kız. Denizde dalga, hoş geldin abla, Eteğini topla, rahat otur abla, Etek bluz, İngiliz turist, Nereden çıktı bu iki kız.” | ||||
| 31.HAFTA 10 – 14 Mayıs | Drama (Ritim, Ses, Devinim) | Güçlü yönlerini geliştirir, eksik yönlerini tamamlar. Duyu organlarını kullanarak çevremizi fark etme öğrencilerde etkin dinleme becerisini geliştirme, yaşadığı çevrenin farkında olma, empati yeteneğini geliştirme, sözel yönergeler olmadan duyduğu sesleri doğaçlama yoluyla canlandırmaları hedeflenmiştir. | Ritim Ses Öğrencilerinizden çember oluşturacak şekilde yere oturmalarını isteyiniz. Öğrencilerinize “Yapacağınız çalışmada birinci arkadaşınız ritmik bir vuruş oluşturacak, ikinci arkadaşınız buna uygun yeni bir ritim vuracak. Sırasıyla son arkadaşınıza kadar herkes kendine ait yeni bir ritim oluşturacak. Vurduğunuz ritimleri değiştirmeden herkes kendi ritmini tekrar edecek. Vurma eylemini sadece ellerinizi birbirine vurarak yapmak zorunda değilsiniz. Bedeninizi de kullanarak farklı tınılar elde edebilirsiniz. Bu çalışmayla hep beraber bir orkestra oluşturmuş olacağız. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Kurt ile Keçi Var idi, yok idi. Yeryüzünde bir keçi ile bir koyun var idi. İkisi, aç oldukları için kırda dolaşıp yayılmaya çıktılar. Bir kurda rastladılar. Korkup, durdular. Kurt: – Koyun kardeş seni yiyeceğim, dedi. Bunun üzerine koyun kurda: – Önünde hazır durmuşum, istersen ye beni. Ancak senden bir ricam var: Beni şimdi yeme. Önünde biraz oynayıp, birazcık pehlivanlık edeyim. Beni ondan sonra ye, dedi. Kurt da “pekiyi” diyerek, koyunun isteğini kabul etti. Koyun sağdan sola, soldan sağa zıpladı. Bir taraftan bir tarafa koştu durdu. Kurt ise hep böyle koyunun çevresinde dolanarak, onu seyretti. Koyun da şöyle yaptı, böyle yaptı; sonunda bırakıp kaçtı. Kurt bekledi, bekledi.. Fakat koyun dönüp gelmedi. Kurt aramaya koyuldu ise de, koyunu bulamadı. Bu yüzden kurt gelip keçiye: – Keçi kardeş seni yiyeceğim, dedi. Keçi: -Beni nasıl yiyeceksin, tek beni yersen eline ne geçer? Benim iki yavrum var. Onlar da mağaradadır. Bırak beni gideyim, onlara süt emzireyim. Yavrularımı da yanıma alıp getireyim, hepimizi birden ye. Ta ki beni yedikten sonra yavrum kalmasın yahut yavrularımı yedikten sonra, ben kalmayayım. Kurt “pekiyi” dedi. Keçi gitti, dağa girdi. Yavrularını emzirdi. İkisini de yanına alıp, uzaklaştı. Kurt bekledi, bekledi… Fakat keçi de gelmedi. Kurt kalkıp yola düştü, keçiyi dağ tepe aramaya koyuldu. Bütün çabalarına rağmen keçiyi bulamadı. İkisini de elden kaçırdığını anladı. Sonra bir mağaraya geldi, içeri girdi. Mağarada bağlı bir at gördü. Kurt: – At kardeş yerim seni, dedi. At: – Beni yiyebilmen zordur. Sen ki ufak bir kurtsun, benim gibi kocaman bir atı nasıl yersin? diye cevap verdi. Kurt ise: – Yerim, dedi. At: – Pekiyi, istersen beni ye. Yalnız, nalıma beratım** yazılıdır, dedi. Kurt: – Nalın nerededir? diye sordu. At: – Ayağımın altındadır, dedi. Kurt da: – Ayağını kaldır da bakayım, dedi. Bunun üzerine at ayağını kaldırdı. Kurt atın nalındaki beratı görmek için eğildi. Bu durumdan istifade eden at, alnına bir tekme vurmakla birlikte, kurdun kafasını parçaladı. Kurt yere yığıldı, düştü. Can çekişirken başına gelen işleri, sızlanarak söylenmeye başladı: Gittin gördün bir koyun Ye, kalsın kuru boyun Neyine oyun, moyun Pehlivanlık mı edeceksin? Gittin gördün bir keçi Ye kalsın kuru ayakçığı Neylersin ikiyi üçü Çobanlık mı edeceksin? Geldin gördün bir at Ye de yanında yat Neyine berat, merat İstanbul’a mı gideceksin? Bunları söyledikten sonra kurt can verdi. Koyun kurtuldu. Keçi de kurtuldu. At da kurtuldu. Ben de gittim bana üç elma verdiler: Biri masala, biri masalı anlatana, biri de masalı dinleyenlere. | ||||
| 32.HAFTA 20 – 21 Mayıs | Drama (Materyal Oyunları) | 1. Günlük hayatta kullandığı nesneleri amacı dışında kullanır. 2. Atık malzemeleri kullanarak üç boyutlu figür yapar. 3. Yapılan figürlerden yola çıkarak öykü kurgular. 4. Görsel eserleri yorumlar ve oynar. | Şapka oyunu Öğrencilerinizden müzik eşliğinde mekânda serbest dolaşmalarını, dans etmelerini isteyiniz. Öğrencilerinize “Şimdi aranızdan bir arkadaşınıza bu şapkayı takacağım. Şapkayı taktığım arkadaşınız oyunun ebesi olacak. Ebelikten kurtulmak için o da şapkasını bir başkasına takmaya çalışacak. Şapkanın sizde fazla kalmamasına dikkat ediniz. Müziği durdurduğumda şapka kimin başındaysa o arkadaşınız oyun dışı kalır ve oyundan çıkmadan önce yeni ebeyi belirleyip şapkayı ebeye takar. Oyunun galibi son kalan arkadaşınız olacaktır.” diyerek oyunu anlatınız. Bir süre sonra müziği durdurunuz. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | SAKLAMBAÇ - ÜSÜYNEN BİTTİ (SOBE SOBE) Oyundan önce aşağıdaki şekilde sayışma yapılarak ebe belirlenir. Üsüynen bitti, ucu yitti. Bal ballı hoca, ballı hoca. Şaptan şabadan, kuş dili cabadan. Bir kale belirlenir. Ebe kalede gözlerini kapatarak belirlenen sayıya kadar (20-30 gibi) sayar. Sayma bitince "Yanın yören, sağım solum sobe, saklanmayan ebe" der ve gözlerini açar. Ebe saklanan oyuncuları bulmaya başlar. Ebe herkesi bulursa (sobelerse) içlerinden birini ebe seçer, veya en önce sobelenen ebe olur. Eğer ebe yanlış kişiyi sobelerse "Çanak çömlek patladı" olur ve oyun yeniden başlar. | ||||
| 33.HAFTA 24 – 28 Mayıs | Drama (Ritim, Ses, Devinim) | 1. Günlük hayatta kullandığı nesneleri amacı dışında kullanır. 2. Atık malzemeleri kullanarak üç boyutlu figür yapar. 3. Yapılan figürlerden yola çıkarak öykü kurgular. 4. Görsel eserleri yorumlar ve oynar. | Konuşan Nesne Bu çalışmada her öğrenci bir nesne seçer. Öğrencilerden seçtikleri nesneler için “Bu nesnelerin sesi olsaydı nasıl olurdu?, Duyguları neler olurdu?, Nasıl yansıtırlardı? Ne yapmak isterlerdi?, Ne söylemek isterlerdi? …” gibi soruların cevaplarını düşünmeleri istenir. Öğrenciler bu gibi sorulara verdikleri yanıtlar çerçevesinde seçtikleri nesne için kısa bir öykü kurgular ve oynarlar. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Tarla Kuşu ve Yavruları Hayvanlar aleminin sıra dışı varlıkları olan kuşların yaşam öykülerini anlatırken, insanların yaşamlarıyla kesiştiği noktada bizlere yararlı öğütler veriyor. Bir zamanlar, buğdayların yeşerdiği bir tarlada yaşayan bir tarla kuşu varmış. Tarla kuşu yuvasını buğday başakları arasına, korunaklı bir şekilde yapmış ve her gün birer yumurta yaparak kuluçkaya yatmış. Günler geceleri kovalamış ve sonunda yavrularını yumurtadan çıkarmayı başarmış tarla kuşu. Yavrular yumurtadan çıkmışlar çıkmasına ama, ne var ki uçmayı henüz öğrenememişler. Tarla kuşu yaklaşan hasat mevsimi nedeniyle oldukça tedirgin oluyor, bir yandan da yavrularının uçmayı bir türlü öğrenemedikleri için üzülüyormuş. Büyüyen yavruların karınlarını doyurmak için artık daha fazla emek harcayarak daha uzaklara kadar uçuyor, yavrularına yiyecek arıyormuş. Yiyecek aramaya çıkmadan önce de yavrularını sık sık uyarıyormuş. “Aman benim akıllı yavrularım, gözünüzü dört açın. Etraftaki tehlikelere dikkat etmelisiniz. Tarla sahibi de buraya gelirse mutlaka kulak verin. Tüm konuşulanları dinleyin. Ben gelince anlatırsınız. Biz de ona göre kendimize bir yol çizelim” diyerek yuvadan ayrılmış ve yavruları için yiyecek aramaya koyulmuş. Tarla kuşu yuvadan ayrılır ayrılmaz, tarla sahibi ve oğlu çıkagelmişler. Tarla sahibi oğluna dönerek: “Oğlum buğdaylar olgunlaşmış. Bugün eve dönüp komşulara haber ver. Babam ekinleri biçmek için sizleri yardıma çağırıyor de. Yarın erkenden oraklarını alıp tarlamıza gelsinler, imece usulü tarlamızdaki ekinleri biçelim.” demiş. Tarla kuşu yavruları annelerinin tembihlediği gibi, tarla sahibinin ve oğlunun konuşmalarını pür dikkat dinlemişler. Yuvasına dönen tarla kuşu yavrularının telaş içinde olmalarından tarla sahibinin geldiğini hemen anlamış. “Söyleyin bakalım, neler duydunuz?” diye sormuş yavrularına. Onlar da çiftçi ile oğlunun tarlaya geldiğini ve ekinleri biçmek için komşularına haber gönderdiklerini, yarın erkenden tarlayı biçeceklerini haber vermişler. Deneyimli ve bilgili tarla kuşu: “O halde endişe etmemize gerek yok, korkmayın sevgili yavrularım” demiş. “Kendimize yeni bir yuva bulmak için daha vaktimiz var. Ancak ben yuvadan ayrılınca, size tembih ettiğim gibi dinlemeye ve olanları bana anlatmaya devam edin. ” Yavrular annelerinin söylediği gibi ertesi gün de sabah erkenden kulak kesilmişler, tarla sahibi ile oğlunu beklemeye koyulmuşlar. Tarla sahibi, oğlunu da alarak tarlaya gelip buğdaylara tekrar bakmışlar. “Buğdaylar yeterince olgunlaşmış, artık bekletemeyiz. Mutlaka biçmemiz gerekiyor.”demiş çiftçinin oğlu. Babası: “Gördün mü oğlum komşularımızın bize yaptığını? Çağırdığımız hiçbir komşumuz bize yardıma gelmedi. Bari akrabalarımıza haber verelim de sabah erkenden burada olsunlar, biçelim şu tarlayı.” diyerek tarladan ayrılmışlar. Yavrular duyduklarından çok korkmuşlar ve endişe içinde annelerinin yuvaya dönmelerini beklemişler. Anne tarla kuşu yuvaya dönünce duyduklarını bir bir anlatmışlar korkuyla. Tarla kuşu: “Korkmayın yavrularım!” demiş. “Siz rahatınıza bakın. Daha zamanımız var.” diyerek onları sakinleştirmiş. Ertesi gün, sabahın erken saatlerinde tarla sahibi ve oğlu tekrar görünmüşler tarlada. Beklemişler ama hiçbir akrabalarının onlara yardıma gelmediklerini görünce, çiftçi oğluna dönüp “Biz büyük bir hata yaptık oğlum” demiş. Komşularımıza ve akrabalarımıza güvenmemeliydik. İnsanın dostu da kendisidir, düşmanı da. Önce kendimize güvenmeliydik. Yarın çoluk çocuk evdeki herkes orakları alıp işe girişelim. Ne kadar sürerse sürsün. Bir an önce kendimiz biçmeye başlayalım.” demiş. Tarla kuşu, yavruları için bulabildiği yiyeceklerle yuvaya gelince haberi almış. “Şimdi iş ciddi.” demiş. Tarla kuşu önde yavruları arkada yuvalarını terk etmişler. Dostun da, akrabanın da en iyisi yine insanın kendisidir. Önce kendimize güvenmeli ve sorumluluğumuzdaki işleri öncelikle kendimiz yapmalıyız. | ||||
| 34.HAFTA 31 Mayıs – 4 Haziran | Drama (Materyal Oyunları) | 1. Günlük hayatta kullandığı nesneleri amacı dışında kullanır. 2. Atık malzemeleri kullanarak üç boyutlu figür yapar. 3. Yapılan figürlerden yola çıkarak öykü kurgular. 4. Görsel eserleri yorumlar ve oynar. | Konuşan Figür Öğrencileriniz sınıfa getirilen atık/artık materyaller ve malzemelerden figürler yaparlar. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Üçtaş Oyunu Oyuncuların amacı, kesişme noktalarına yerleştirilen taşlarla yatay, dikey ya da çapraz yönde bir sıra oluşturmaktır. Oyuncular taşlarını sırayla ve teker teker boş kesişme noktalarına yerleştirerek oyunun başlangıç konumunu oluştururlar. Sonra her oyuncu sırayla bir taşını komşu bir boş noktaya geçirir ve üçlü bir sıra oluşturmaya çalışır. Taşlarıyla ilk sırayı oluşturan oyuncu kazanır. |