1. Sınıf · 2026-2027
1. Sınıf Serbest Etkinlikler Aralık Ayı Faaliyet Planı 2026-2027
Haftalık günlük ders planları; Millî Eğitim Bakanlığı ders planı şablonuna uygun, bölüm bölüm hazır. Ekranda inceleyin ya da Word olarak indirin.
| AY | HAFTA | KONULAR | KAZANIMLAR | ETKİNLİKLER | ÖĞRENME ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ | KULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ARAÇ VE GEREÇLER |
|---|---|---|---|---|---|---|
| ARALIK | 12.HAFTA 7 – 11 Aralık | Drama (Pandomim) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır. Okulda kuş: Sınıfa giriyorsunuz. Sınıfta bir kuş buluyorsunuz. Çok eğleniyorsunuz. Kuş pencereden uçuyor. Üzülüyorsunuz. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler |
| Drama (Rol Oynama) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Üzgün çocuk, sinirli sürücü, kızgın satıcı, uykusuz öğretmen gibi karakterler verilir. Uygulamalarda birden fazla öğrenci, farklı karakterler yaratarak grup oluşturabilir. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Güneş ve Ay’ın Dansı Uzak diyarların derinliklerinde, büyülü bir dünyada, Güneş ve Ay adında iki büyülü varlık yaşarmış. Onlar, gökyüzünün efendileri olarak, dünyada gerçekleşen farklı olayları yönlendirirlermiş. Birbirlerine tamamen zıt olsalar da birlikte çalışarak dünyayı aydınlatır, renklendirir ve insanların hayatına sihirli bir dansla dokunurlarmış. İnsanlar için adeta bir ışık kaynağı olmuşlar ve onlar için parıl parıl parlamışlar. Güneş, gündüzün kralıymış. Gökyüzüne doğduğunda, tüm dünyayı ışığıyla aydınlatırmış, sıcaklığını yayarak insanları sevgiyle kucaklar, tarlalardaki bitkileri, çiçekleri ve ağaçları canlandırırmış. İlkbaharın gelişiyle birlikte doğanın dansı başlar, insanlar onun enerjisinden güç alır, umutla dolarmışlar. Ay ise, gecenin perisiymiş. Güneş batarken gökyüzüne yükselir, ışığıyla geceyi aydınlatırmış. Yıldızlarla süslü gökyüzü, Ay’ın ışığıyla büyülü bir masala dönüşürmüş. İnsanlar, Ay’ın romantik ve sakin enerjisinde huzur bulur, rüyalara dalarmışlar. Bir gün, Güneş ve Ay, dünyayı dolaşırken beklenmedik bir olayla karşılaşmışlar. Gökyüzünde siyah bulutlar belirmiş, dünyayı karanlığa boğmuş. İnsanlar, endişe içinde, neden böyle bir şey olduğunu anlamaya çalışmışlar. Güneş ve Ay, bir araya gelerek durumu değerlendirmişlermiş. Birlikte, karanlığı dağıtmak ve dünyayı tekrar aydınlığa kavuşturmak için bir plan yapmışlar. Güneş, ışığıyla gökyüzündeki bulutları aydınlatmış, Ay ise yıldızları ve gökyüzünü büyülü bir şekilde süslemiş. Birlikte dans ederken, dünyayı aydınlatıp, insanların yüzlerine gülümsemeyi başarmışlar. İnsanlar, bu sihirli gösteri karşısında hayranlıkla izlemiş, şükranla bakmışlar. Herkes, Güneş ve Ay’ın dansına şükranla bakıp, gecenin karanlığından korkmadan, yeni bir günün umuduyla yataklarına yatmışlar. Güneş ve Ay, birlikte çalışarak dünyayı aydınlatmaya devam etmişlermiş. Onların dansı, insanların yaşamında süregiden eşsiz bir gösteri olmuş. Gündüz ve gece arasındaki bu sihirli uyum, dünyayı güzellik ve dengeyle doldururmuş. İnsanlar, Güneş ve Ay’ın varlığıyla mutluluk ve huzur bulup, onların dansıyla hayata sevgiyle bağlanırmışlar. Böylece, Güneş ve Ay’ın Dansı, dünyanın en güzel masallarından biri haline gelirmiş. İnsanlar, bu büyülü varlıkları sonsuza dek kalplerinde taşıyıp, her gün onların dansıyla hayatlarını dönüştürüp dururlarmış. Gökyüzünde, Güneş ve Ay’ın birlikte dans ettiği, güzellik ve sevgi dolu bir dünya vardırmış. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Birdir bir Oyuna başlamadan önce bir ebe seçilir. Diğer 9 kişinin, ebeden 20-25 adım ötede duracakları yer belirlenir ve hepsi 3-4 adım aralıklarla dizilir. Ebe eğilip belini kamburlaştırır, atlama yapacak 9 çocuk tekerlemenin kendi numaralarına ait kısmını tam ebenin üzerinden atlarken söyler. Çocuk diğerlerinin üzerinden de atlar, en sona gelindiğinde kendisi de eğilir. Birinci sıradaki, ebenin üzerinden “birdir bir” deyip atlar ve 3-4 adım ileride o da eğilerek sırtını kamburlaştırır. Ardından ikinci sıradaki koşarak ebenin ve diğerinin üzerinden atlar ve en sona geldiğinde o da eğilir. Devamında sırayla diğerleri de çocukların üzerinden atlar. Bu durum bir çocuğun atlamayı başaramamasına kadar devam eder. Atlayamayıp düşen, ebe seçilir. | ||||
| 13.HAFTA 14 – 18 Aralık | Drama (Pandomim) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır. Okulda kuş: Sınıfa giriyorsunuz. Sınıfta bir kuş buluyorsunuz. Çok eğleniyorsunuz. Kuş pencereden uçuyor. Üzülüyorsunuz. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Drama (Rol Oynama) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Üzgün çocuk, sinirli sürücü, kızgın satıcı, uykusuz öğretmen gibi karakterler verilir. Uygulamalarda birden fazla öğrenci, farklı karakterler yaratarak grup oluşturabilir. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Gümüş Ayakkabı ve Çocuk Bir zamanlar, fakir ve masum bir çocuk, hayatını zorluklarla geçiriyordu. Ancak çocuğun hayali, ayaklarında pırıl pırıl parlayan gümüş ayakkabılar giymekti. Geceleri yıldızlara bakan çocuk, gümüş ayakkabılarının onu mutlu ve özgür kılacağına inanıyordu. Bir gün, çocuk ormanda dolaşırken, esrarengiz bir bayanla karşılaştı. Bayanın elinde sihirli bir kutu vardı ve içinde parlayan gümüş ayakkabılar duruyordu. Bayan, çocuğun içindeki hayali bildiğini ve ona gümüş ayakkabıları vereceğini söyledi. Ancak bayan, gümüş ayakkabıları çocuğa vermeden önce de bir şart koştu. Ayakkabıları almak için çocuğun kalbinin saf ve sevgi dolu olması gerektiğini belirtti. Kalbi saf ve iyi niyetli olmayanların ayakkabıları taşıyamayacağını açıkladı. Çocuk, içindeki saf kalbiyle bayana doğru cevap verdi. Kalbinin sevgiyle dolu olduğunu ve gümüş ayakkabıları iyi niyetle taşıyacağını söyledi. Bunun üzerine bayan, çocuğa sihirli gümüş ayakkabıları verdi. Çocuk, ayakkabıları giydiği anda büyülü bir deneyim yaşadı. Ayakkabılar, onu hafifletmiş ve uçarcasına koşmasını sağlamıştı. Artık çocuk, sevgi ve umutla dolu bir enerjiyle her yere gidebilirdi. Gümüş ayakkabılarıyla çocuk, evinden ve hayatındaki zorluklardan uzaklaşarak masalsı bir yolculuğa çıktı. Yıldızların altında dans etti, kuşlarla şarkılar söyledi ve tüm doğal güzelliklerin tadını çıkardı. Ancak bir gün, çocuk ayakkabılarından uzaklaştı. Başkalarının mutluluğu için harcadığı çabalar, onun kalbindeki saf niyetiyle ödüllendirilmişti. Artık ayakkabılar onun için önemli değildi. Çünkü gerçek mutluluğun, içindeki sevgi ve iyi niyetle olduğunu anlamıştı. Çocuk, gümüş ayakkabılarını tekrar sihirli kutuya yerleştirdi ve bayana geri verdi. Sihirli ayakkabılara veda ettiğinde bile yüzündeki mutluluk eksik olmuyordu. Hayatta, gerçek mutluluğun kalbindeki sevgi ve iyilikle olduğunu öğrenen çocuk, bu deneyimle büyümüştü. Artık çevresine yardım ederek ve sevgiyle davranarak insanların kalplerinde güzellikler bırakıyordu. Gümüş Ayakkabı ve Çocuk masalı, saf kalbin gücünü ve içimizdeki hayallerin gerçekleşmesini anlatan masalsı bir hikayeydi. Çocuğun gümüş ayakkabılara olan arzusu, içindeki sevgiyle birleşince gerçek mutluluğu ve özgürlüğü bulmuştu. Bu eşsiz masal, sevgi ve iyilik dolu kalplerin sonsuz gücünü hatırlatan masal ülkesinin en değerli hikayelerinden biriydi. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | İstop Oyuncular bir daire oluşturur. Oyunu başlatmak için çocuklardan biri ebe olur. Ebe, oyunculardan birinin adını söyleyerek topu havaya atar. Top yere düşerken, adı söylenen oyuncu topu havada yakalarsa, başka birinin adını söyleyerek topu yeniden havaya atar. Topu havada tutamayan çocuk, topu yerden eline aldığında “istop” diye bağırır. Kaçışan oyuncular “istop” denildiği anda oldukları yerde durmak zorundadır. Bu durumda ebe, duran oyunculardan birini topla vurmaya çalışır. Vurulan oyuncu 1 puan kaybeder ve ebe olur. Üç kere vurulmuş olana bir ad takılır ve oyun o isimle devam eder. | ||||
| 14.HAFTA 21 – 25 Aralık | Drama (Sözcük Çağrışımı) | Hayal dünyası ve dil gelişimine katkı yapma. | Lider, üyelerden “pamuk” kelimesini içeren iki söz türetmelerini ister. “Pamuk prenses”, “pamuk ipliği”, “pamuk helva”, “pamuk kozası” sözlerini birlikte kullanarak, her grup doğaçlama oyun ortaya koyar. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Drama (Doğaçlama) | Hayal dünyası ve dil gelişimine katkı yapma. | Hediye paketi Lider oldukça ilgi çekici parlak kâğıtlara, süslere hazırlanmış bir hediye paketini ortaya getirir. Çocuklar yarım ay şeklinde oturtulur. Lider çocuklara paketin içindeki hediyeyi tahmin etmelerini ister. Çocuklar gruplar oluşturur. Liderin yönergeleriyle hediyenin geldiği yeri, kime geldiği, nasıl geldiği, nasıl alındığı hakkında fikir yürütür. Her grup hediye paketi hakkında farklı bir hikâye oluşturur. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Gizemli Yolculuğun Başlangıcı Küçük bir kasabada yaşayan yağız delikanlı Buğra artık büyüdüğünü ve kasabadan çıkarak kendi yolculuğunu yapmak istediğini ailesine söylemiş. Ailesi bu durum karşısında çocukları için en iyisinin gitmesi gerektiğine karar vermiş. Çünkü o artık özgür ve ayakları yere basan bir delikanlıymış. Yapacağı yolculuğu sırasında babası onu uyarmış ve yaşadıkları kasabanın çevresinde gizemli ormanlar olduğunu anlatmış. Tabi delikanlı bunların hepsini bir hikaye olarak dinlemiş ve önemsememiş. Babasına alaycı bir tavırla merak edilecek bir şey olmadığını ve yolculuğun çok rahat geçeceğini söylemiş. Orman yolculuğuna başlayan Buğra, gece konaklamak için kendine rota çizmeye başlamış. Konaklayacağı yerleri haritada işaretliyormuş. Çoğunlukla büyük yırtıcıların ulaşamayacağı korunaklı yerleri seçmeye karar vermiş. Sonunda haritasını oluşturarak yola devam etmiş. Yolculuğun ilk günü bir sorun yaşanmadan son bulmuş ve konaklayacağı noktaya istediği sürede ulaşan Buğra mutlulukla bu yolculuğun ne kadar kolay geçeceğini düşünmeye başlamış. Fakat bu durum o kadar kolay olmayacakmış. Orman yolculuğunun ikinci gününe gelen Buğra herhangi bir sorun yaşamadan ikinci konaklama noktasına ulaşmış. Gece çadırını kurarak ateşini yakmış ve karnını doyurmak için yanında yiyecekleri çıkarmış. Yiyeceklerini yerken bir ses duymuş ama pek önem vermemiş. Hatta sesin geldiği yerde sanki bir ışık bulutu geçer gibi olmuş. Gördüğünün göz yanılsaması olduğunu düşünen genç delikanlı yemeğini yemeğe devam etmiş. Yolculuğun üçüncü günü için uyanan Buğra uyandığında karşısında güzeller güzeli bir peri kızı görmüş. Ne olduğunu önce anlamamış. Hatta bu güzel kız onla konuşarak korkulacak bir şey olmadığını anlatmış. Genç delikanlı kızı görür görmez aşık olmuş. Gizemli diyarlardan gelen bu kız Buğranın konakladığı yere çok yakın bir mağarada yaşıyormuş. Kimsenin bilmediği bu mağara kızın kaçış noktası olmuş. Çünkü kötülerden kaçmak zorunda kalan güzeller güzeli peri kızı çok korkmuş ve günlerdir aç ve susuz yaşamak zorunda bırakılmış. Peri kızı yaşadığı zorlu yaşamı genç delikanlıya anlatmış. Peri kızının peşinde olanlar aslında perinin cildinde bulunan peri tozuna ulaşmak istiyormuş. Bu toz ile birbirinden farklı kötü amaçlı sihirler yapılabilirmiş. Peri kızından alınacak olan peri tozu miktarı onun ölümüne yol açacağı için peri kızı çareyi kaçmakta bulmuş. Peri kızı saklandığı yerden çıkarak genç delikanlıdan yardım istemiş ve delikanlı ise babasının ona anlattığı gizemli orman hikayesine artık inanmış. Peri kızını da alarak yaşadığı kasabaya götürmüş ve peri kızını orada asla bulamamışlar. Genç delikanlı ve peri kızı birbirlerine aşık olmuş ve bir ömür boyu mutlu yaşamışlar. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Aç kapıyı bezirgânbaşı kapı hakkı… Bir zamanların en gözde çocuk oyunları arasında yer alır. Oyuncular tekerleme aracılığıyla aralarından iki kişiyi seçerler. Bunlar bezirgânbaşı olur ve kendilerine bir isim verirler (kırmızı-yeşil, elma-armut, balık-kelebek vb.) Karşılılkı olarak el ele tutuşarak bir kapı oluştururlar. Daha sonra diğer oyuncular bir kervan misali ardı ardına sıralanırlar ve bu kapının içinden geçerler. Bu sırada oyunun şarkısı söylenir: “Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı… Kapı hakkı ne alırsın, ne verirsin, arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun. 1 sıçan, 2 sıçan, 3’üncü de kapana kaçan.” Bezirgânlar kapının içine aldığı oyuncuya sorarlar, “Balık mı, kelebek mi?” Kapının içindeki çocuk hangi bezirgânın adını söylerse onun arkasına geçer ve bu durum kervanın son oyuncusuna kadar devam eder. Oyunun ikinci aşamasında bir halatı tutarak ya da birbirlerine kenetlenerek çekişmeye başlarlar. İlk hangi grup halatı bırakırsa, o grup oyunu kaybeder. | ||||
| 15.HAFTA 28 – 31 Aralık | Drama (Pandomim) | Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme. | Ortaya bir çocuk gelir, olmak istediğini söyler. Diğer çocuklar onun çevresinde bulunan canlı-cansız nesneleri canlandırır. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Drama (Sözcük Çağrışımı) | Hayal dünyası ve dil gelişimine katkı yapma. | Lider, “cam” kelimesinden çağrışım yapmalarını ister. “Camla” ilgili iki kelimelik çağrışımlar alınır. Örneğin “tuzla buz olmak”, “camdan kalp”, “cam macunu”, “cam bardak”, “cam sürahi” gibi sözler ortaya çıkabilir. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Gizemli Diyarlara Yolculuk Bir zamanlar çok uzak ülkelerden birinde küçük bir kız yaşarmış. Bu kızın adı Lara imiş. Lara babasıyla oyun oynamayı ve birlikte balık tutmayı çok severmiş. Bir gün babasıyla ormanda gezerken çiçek sesleri ve kuş cıvıltılarının arasında bir parıltı görmüş. Önce sadece bir yansıma olduğunu düşünmüş. Fakat o da ne! Yansıma olduğunu düşündüğü parıltılar havada uçuşarak dans ediyor. Küçük kız Lara önce babasına bu durumdan bahsetmemiş. Gördüklerinin gerçek olduğuna emin olmalıymış. Ertesi gün orman yolculuğuna tek başına çıkmaya karar vermiş. Tabi bu durumu babasından habersiz yapmış. Çünkü babası eğer öğrenirse Lara’ya izin vermezmiş. Ormana uzun yolculuk başlamış… Lara gördükleri karşısında bir o kadar şaşkın ve meraklıymış. Parıltıları en son gördüğü yere doğru yürümeye başlamış. Sonunda havada uçuşan ve dans eden parıltıları bulmuş. Öyle büyük bir şaşkınlık yaşamış ki kendine gelmesi uzun zamana almış. Lara havada gördüğü ve parıltı sandığı küçük şeylerin aslında birer peri olduğunu anlamış. Periler babasının ona anlattığı tüm hikayelerde varmış. Bu durum karşısında şaşkınlığını daha fazla koruyamayan Lara hemen perilerin içine dalmış. Periler ona selam vermiş. Perilerin konuşabildiğini gören Lara büyük bir hayretle susmuş kalmış. Sonra perilerin arasından en tecrübeli olanı Lara’ya doğru yaklaşmış. Peri: ‘’Senin burada ne işin var küçük kız’’, Lara: ‘’Merhaba peri ben buraya sizi görmeye ve gerçek olduğunuzu anlamaya geldim’’ demiş. Küçük kız başlamış perilerle sohbet etmeye. Saatin ne kadar geç olduğunun farkında olmayan küçük kızı zorlu bir yolculuk bekliyormuş. Ormanın karanlığında Lara eve dönüş yolunu aramaya başlamış. Perilerle zamanın nasıl geçtiğini anlamadan oynamış ve dans etmişler. Hal böyle olunca Lara eve dönmek için biraz geç kalmış. Lara’nın ailesi onu çok merak etmiş. Lara’nın zor durumda olduğunun haberini alan periler hemen işe koyulmuş. Öncelik ailenin Lara’yı daha kolay bulması için onlara yanıp sönen sinyaller göndermişler. Böylece karanlık ormanda Lara’yı bulmak daha kolay hale gelmiş. Babası ve annesi Lara’yı perilerin ışıltılı kanatları sayesinde hemen buluvermiş. Lara eve döndüğünde babasına söz vermiş. Bir daha asla ondan habersiz iş yapmayacakmış. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | İp atlama İki çocuk karşılıklı olarak ipin ucundan turarak çevirir. Çocuklar sırayla ipten atlamaya çalışırlar. İp atlarken şu tekerlemeleri söylerler: “Laleli belkız, İçeriye gir kız, İpten çık kız, Dışarıya çık kız. Denizde dalga, hoş geldin abla, Eteğini topla, rahat otur abla, Etek bluz, İngiliz turist, Nereden çıktı bu iki kız.” |