1. Sınıf · 2026-2027

1. Sınıf Serbest Etkinlikler Kasım Ayı Faaliyet Planı 2026-2027

Haftalık günlük ders planları; Millî Eğitim Bakanlığı ders planı şablonuna uygun, bölüm bölüm hazır. Ekranda inceleyin ya da Word olarak indirin.

AYHAFTAKONULARKAZANIMLARETKİNLİKLERÖĞRENME ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİKULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ARAÇ VE GEREÇLER
KASIM8.HAFTA
2 – 6 Kasım
Drama
(Meyve Sepeti)
Oyunu belirlenen kurallara göre oynar.Halka oluşturulur.
Halkada herkese elma, armut, muz diye sırayla isim verilir.
Oyunda yerleri çizerek belirlemek gereklidir.
“Elma” yönergesiyle elmalar yer değiştirir.
Diğer meyveler içinde söylenir.
“Meyve sepeti” yönergesiyle herkes yer değiştirir.
Açıkta kalan ebe olur.
İki meyvenin adı söylenebilir.
Boş kalan yere adı söylenen meyve geçer.(Kurallı oyunu öğrenme, kurala uyma yararı vardır. Pasif öğrenciyi aktif hâle getirir.)
Drama
Soru - Cevap
Anlatım Gösterme
Gözlem
A. Kaynak kişiler
1.Öğretmenler
2.Öğrenciler
B. Görsel Kaynaklar
1. Etkinlik örnekleri
2. Bilgisayar vb.
3. Levhalar
4. Resimler
Drama
(Sevgi Makinesi)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Kendilerini büyük bir makinenin parçası olarak düşünmeleri istenir.
Küçük grupla (6-8 kişi) yapılır.
İlk kişi ortaya gelir ve hareket etmeye başlar. Ağır ritmik
devinimlerle tüm bedenini sağa sola sallar.
İkinci kişi ortaya gelir ve birinci kişinin omzuna dokunur. Kendisi başını aşağı yukarı sağlayarak, ritme uyarak devinimlere katılır.
Üçüncü kişi ortaya gelir yine birincinin omzuna dokunur. Kendi kollarını aşağı yukarı çevirerek bir hareket başlatabilir.
MasalFiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır.Kurt ve 80 Koyunun Hikayesi

Bir varmış bir yokmuş. Bir dağın eteklerinde, ormanın derinliklerinde yaşayan bir kurt vardı. Kurt, doğal avcı gücüyle ünlüydü ve ormanın diğer hayvanları ondan korkardı. Ancak kurt, açgözlü ve doymak bilmez bir yaratıktı. Her gün avlanır ve yediğiyle yetinmezdi.
Bir gün, ormanda huzur içinde yaşayan 80 koyun vardı. Bu koyunlar, masalsı bahçelerde otlayarak, birbirleriyle oyun oynayarak mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Ancak kurt, açlıkla sıkışmıştı ve koyun sürüsü gözüne kestirmişti.
Kurt, açlığını bastırmak için koyun sürüsünü avlamak istiyordu. Ancak koyunlar, onun kötü niyetli planlarından habersizdi. Onlar, bahçelerde güvende olduklarını düşünüyorlardı.
Bir gün, kurt, koyun sürüsünü izlemeye başladı. Koyunlar, bahçede mutlu bir şekilde otlayarak günlerini geçiriyorlardı. Kurt, fırsat kolluyor ve doğru anı bekliyordu.
Nihayet, kurt için uygun bir an gelmişti. Koyunların koruyucusu olmaksızın bahçede oturuyorlardı. Kurt, hızla yaklaşıp bir koyunu yakaladı ve yedi. Ancak koyunların lideri olan Akın, kurtun planını anlamıştı.
Akın, diğer koyunlara hemen uyarıda bulundu ve onları topladı. Koyunlar, kurtun tehlikeli olduğunu ve birlikte hareket etmeleri gerektiğini anladılar. Kurt, açgözlülüğü yüzünden sadece bir koyunu avlamakla yetinmemişti ve koyunların hepsi tehlikede olabilirdi.
Koyunlar, bir araya gelerek güçlü bir sürü oluşturdular. Birbirlerine destek oldular ve kurtun saldırılarına karşı birlikte direndiler. Kurt, koyun sürüsünün kararlılığını gördükçe geri çekildi ve onlardan uzaklaştı.
Kurt, koyunların birlikte çalışarak güçlü bir sürü oluşturmasından etkilenmişti. Açgözlülüğünün onu yanılttığını ve başkalarının hakkına göz dikmenin doğru olmadığını anlamıştı. Artık koyun sürüsüne saldırmayı düşünmüyordu.
Koyunlar, birlik ve dayanışma içinde yaşamaya devam ettiler. Akın, koyun sürüsünün lideri olarak her zaman onların yanında oldu ve onlara sevgi dolu bir liderlik gösterdi.
Kurt ve 80 Koyunun Hikayesi, açgözlülüğün ve birlik olmanın önemini vurgulayan eşsiz bir masaldır. Kurt, koyunların dayanışması ve birbirlerine olan sevgisi sayesinde yanlış yaptığını anlamış ve daha iyi bir yaratık olmaya karar vermişti. Bu masal, masalsı ülkenin diğer hikayeleri gibi, içinde değerli dersler taşıyan unutulmaz bir hikaye olarak masal kitaplarında yerini almıştı.
Geleneksel OyunKültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular.Çelik çomak
Biri uzun diğeri kısa iki sopa kullanılarak oynanır. Kısa olan ve sürekli yerde kalan sopa, uzun sopayla uç kısmına vurularak havalandırıldıktan sonra, en uzak noktaya ulaştırılmaya çalışılır. Kısa sopaya, üç kez havalandırıp vuramayan oyuncu, sırasını rakibine verir. Sopayı en uzak noktaya atan oyuncu, oyunu kazanmış olur.
9.HAFTA
9 – 13 Kasım
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
Tatma:
Çok lezzetli bir çikolata parçası yemek
Ekşi bir üzüm yemek
Acı bir biber yemek
Drama
Soru - Cevap
Anlatım Gösterme
Gözlem
A. Kaynak kişiler
1.Öğretmenler
2.Öğrenciler
B. Görsel Kaynaklar
1. Etkinlik örnekleri
2. Bilgisayar vb.
3. Levhalar
4. Resimler
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
Koku alma:
Bahçede yakılan odun ateşinin kokusu
Kozmetik dükkanında parfüm kokusu
Lokantadan geçerken döner kokusu
MasalFiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır.Kambur Dede Masalı

Bir zamanlar uzak bir köyde, yaşlı ve kambur bir dede yaşarmış. Köy halkı ona “Kambur Dede” diye hitap ederdi. Kambur Dede, yılların yorgunluğunu omuzlarında taşıyan, yaşlı ve alçakgönüllü bir adamdı. Köy halkı ona saygı gösterir, ancak biraz da üzülerek onu seyrederdi.
Kambur Dede, her gün güneşin ilk ışıklarıyla uyanır ve günlük işlerini yapmaya başlardı. Toprakla, bitkilerle ve hayvanlarla iç içe geçen bir yaşamı vardı. Yılların verdiği deneyim ve bilgelikle çevresine ilham verirdi. Köy halkı, onun hikayelerini dinlemekten büyük keyif alırdı.
Bir gün, köyde bir yarışma düzenlendi. Halk arasında en güzel bahçeye sahip olan kişiye ödül verilecekti. Köylüler, yarışmaya katılmak için bahçelerini süslemeye başladılar. Ancak Kambur Dede’nin bahçesi pek dikkat çekici değildi. Onun bahçesi, diğerlerine göre daha küçük ve sadeydi.
Yarışma günü geldiğinde, köy meydanı renk renk çiçeklerle süslenmişti. Herkes bahçesini en güzel şekilde sunmak için çaba gösteriyordu. Kambur Dede ise yarışmaya katılmamış, sessizce köşesinde oturuyordu.
Köy halkı, Kambur Dede’nin bahçesini görmeyi merak ediyorlardı. Onun bahçesini görmek için gittiklerinde şaşırdılar. Kambur Dede’nin bahçesi, küçük ve sade olmasına rağmen doğal bir güzellikle doluydu. Birçok rengarenk çiçek, sebzeler ve meyveler bir arada yetişiyordu. Her şey özenle düzenlenmişti ve bahçe adeta bir cenneti andırıyordu.
Köy halkı, Kambur Dede’nin bahçesinin diğerlerine göre daha güzel ve anlamlı olduğunu fark etti. Onun bahçesi, sevgiyle ve sabırla yetiştirilen bitkilerle doluydu. Kambur Dede’nin kalbi, doğaya ve hayata olan sevgisiyle doluydu ve bunu bahçesine yansıtmıştı.
Sonunda yarışma sonuçları açıklandı. Kambur Dede, köyün en güzel bahçesine sahip kişi olarak ödüllendirildi. Ödülü kabul ederken gururla gülümsedi ve şunları söyledi: “Bahçem, yüreğimin yansımasıdır. Sevgiyle ektiğim ve büyüttüğüm bitkilerin güzelliği, içimdeki sevgi ve umudu yansıtıyor.”
Kambur Dede’nin bahçesi, artık köyde ün kazanmıştı. Herkes onunla gurur duyuyor ve onun bahçesinde bir araya gelmekten mutluluk duyuyordu. O, sadece bir yarışmayı kazanmamıştı, aynı zamanda sevgi ve emeğin en güzel bahçeyi nasıl yarattığını da göstermişti.
Kambur Dede’nin yaşamı, kalbinin güzelliğini ve içindeki sevgiyi çevresine nasıl yansıttığını öğreten unutulmaz bir örnek oldu. O, sadece bir dedeydi, ama köy halkının kalplerinde taht kurmuş bir kahramandı. Etrafındakilere ilham veren Kambur Dede’nin hikayesi, köyde nesilden nesile aktarıldı ve unutulmaz bir efsaneye dönüştü.
Geleneksel OyunKültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular.Kukalı saklambaç
Tüm oyuncular oyun alanında toplanır. Aralarından bir ebe seçilir. Oyunculardan biri ortaya konan topa ya da teneke kutuya vurarak oyun alanından uzak bir noktaya atar. Tüm oyuncular ebe topu tekrar oyun alanına getirene kadar saklanır. Ebe, kukayı getirdikten sonra saklananları ararken, başka oyuncular yeniden kukayı uzağa atabilir. Ebe kimi görürse kukaya basar ve “kukaladım” der. Oyun bu şekilde devam eder.
10.HAFTA
23 – 27 Kasım
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
İşitme:
Balon patlamasını duyma
Bir hışırtıyı duyup ne olduğuna karar verme
Uzaktan gelen satıcının sesine karar verme
Drama
Soru - Cevap
Anlatım Gösterme
Gözlem
A. Kaynak kişiler
1.Öğretmenler
2.Öğrenciler
B. Görsel Kaynaklar
1. Etkinlik örnekleri
2. Bilgisayar vb.
3. Levhalar
4. Resimler
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
Görme:
Karanlık dolapta giysi arama
Çamaşır sepetinden çorap arama
Kaybolan iğneyi arama
MasalFiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır.Hırsızı Arayan Askerler

Bir zamanlar bir krallıkta, hırsızlarla dolu oldukça kötü bir dönem yaşanıyormuş. Krallığın huzuru ve güvenliği tehlikeye girmiş, insanlar sürekli hırsızların saldırısına uğruyormuş. Kral, halkının güvenliğini sağlamak için krallık ordusundan bir grup askeri görevlendirmeye karar vermiş.
Bu askerler, Hırsızları Arayan Askerler olarak anılmaya başlamış. Krallığın en cesur ve adil askerleri seçilmiş, hırsızları yakalamak ve krallığı tehdit eden tehlikeleri bertaraf etmek üzere yola çıkmışlar.
Askerler, ormanın derinliklerine kadar iz sürdüler. Ormanda gizlenen hırsızların peşine düştüler. Ancak ormanda ilerlemek zorluydu; çetin doğa koşulları ve tehlikeli yaratıklarla karşılaşıyorlardı. Yine de askerler, krallık için görevlerini yerine getirmek için birbirlerine destek olarak ilerlediler.
Bir gece, askerler, hırsızların gizlendiği bir mağaraya ulaştılar. Mağara karanlık ve ürkütücüydü, ancak askerlerin kalplerindeki kararlılık onları cesaretlendirdi. Hırsızları yakalamak için mağaranın içine girdiler.
Mağarada, hırsızlarla zorlu bir mücadeleye giriştiler. Hırsızlar, hızlı ve çevik hareketleriyle askerlerin işini zorlaştırıyordu. Ancak askerler, eğitimlerini ve disiplinlerini kullanarak hırsızları etkisiz hale getirmeye çalıştılar.
Uzun ve zorlu bir mücadeleden sonra, askerler hırsızları yakaladılar ve krallığın güvenliği için tehditleri ortadan kaldırdılar. Hırsızları cezalandırmak yerine, adaletli bir şekilde onlarla konuştular ve neden hırsızlık yaptıklarını öğrenmeye çalıştılar.
Hırsızların hikayelerini dinleyen askerler, bazılarının çaresizlik içinde hırsızlık yaptığını anladılar. Onlara yardım eli uzattılar ve krallığın toplumunu daha iyi bir yer haline getirmek için çaba harcadılar.
Askerler, hırsızları yakalayarak krallığı tehditten korumuş, ancak onları da dönüştürerek yeni bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmuşlardı. Bu olay, krallığın adalet ve merhametle yönetildiğini göstermişti. Bu olaydan sonra kral rahatlamıştı ve ormanda dolaşıp, kuşların şarkılarına kulak kabartıp, ağaçların kollarında keyifli anlar yaşıyordu.
Hırsızı arayan askerler, krallığın kahramanları olarak anılmaya başlandı. İnsanlar onların cesareti ve adaleti karşısında saygıyla eğildi. Krallık, artık hırsızlardan ve tehlikelerden korkmadan yaşayabiliyordu. Askerler, hırsızları yakalayarak huzuru sağlamış ve onları dönüştürerek yeni bir yaşamın kapılarını açmışlardı.
Hırsızları arayan askerler sayesinde herkes güven içerisinde uyuyabiliyordu. Bu askerlerin hikayesi nesilden nesile aktarıldı ve günümüze kadar ulaştı.
Geleneksel OyunKültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular.Bülbül kafeste
Oyuncular el ele tutuşarak bir halka oluşturur. Bu halka bülbül kafesi olur. Oyuncular arasından iki-üç ‘bülbül’ seçilir. Bülbüller kafes içinde dolaşır. Oyun sırasında halkadaki oyuncular ellerini bırakarak, “bülbül kafeste” der. Bu sırada bülbüller halkanın dışına çıkmaya çalışır. Halkadaki çocuklar, bülbülleri dışarı çıkarmamak için hemen birbirlerinin ellerini tutar ve kafesin açık yerini kapatır. Kafesten kaçabilen oyuncular, oyunu kazanmış olur.
11.HAFTA
30 Kasım – 4 Aralık
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
İşitme:
Balon patlamasını duyma
Bir hışırtıyı duyup ne olduğuna karar verme
Uzaktan gelen satıcının sesine karar verme
Drama
Soru - Cevap
Anlatım Gösterme
Gözlem
A. Kaynak kişiler
1.Öğretmenler
2.Öğrenciler
B. Görsel Kaynaklar
1. Etkinlik örnekleri
2. Bilgisayar vb.
3. Levhalar
4. Resimler
Drama
(Pandomim)
Herhangi bir varlığı ya da karakteri kendi hayal dünyasını da katarak davranışsal ve duygusal özellikleriyle canlandırabilme.Aşağıdaki yönlendirmelere uygun canlandırmalar yapılır.
Görme:
Karanlık dolapta giysi arama
Çamaşır sepetinden çorap arama
Kaybolan iğneyi arama
MasalFiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır.Her Gün 1 Altın Biriktiren Adam

Bir zamanlar, her gün bir altın biriktiren bir adam yaşarmış. Bu adam, cimri ve açgözlü biriydi. Onun tek amacı daha çok zengin olmaktı ve bunun için her gün bir altın biriktirmeye karar vermişti.
Adam, her sabah güne günlük işlerini hızlıca hallederek başlardı. Sonra eline aldığı bir altınla, masalsı ülkenin pazar yerine giderdi. Pazarda elindeki altını kimseye göstermeden, hemen bir kenara gömmeye başlardı.
Günler ve haftalar geçtikçe, bu alışkanlık adamın hırsını daha da artırıyordu. Her gün bir altın biriktirmek onun için bir tutku haline gelmişti. Ailesi ve arkadaşları, onun açgözlü tutumunu fark etmiş ve ona bu hırsının zarar verebileceğini söylemişlerdi.
Ancak adam dinlemiyordu. O, sadece daha fazla zengin olmak istiyordu. Her gün biriktirdiği altınları gömdüğü yerden dışarı çıkarmaya kıyamazdı. Onun için altınları sadece sayıları önemliydi, onların gerçek değeri ise umurunda değildi.
Bir gün, ziyaretçi bir tüccar gelmişti. Tüccar, ülkenin nadir ve değerli bir hazine taşıdığını söylemişti. Bu hazine taşı, altından daha değerliydi ve kişinin kalbinin saf ve sevgi dolu olmasını gerektirirdi. Taşın sırrı, sahibinin kalbindeki gerçek zenginliği ortaya çıkarırdı.
Adam, tüccarın anlattıklarını duyduğunda hemen hazine taşını elde etmek istedi. Onun tek amacı, bu taşın gücünü kullanarak daha da zengin olmaktı. Tüccar, ona taşın sahibinin kalbindeki gerçek zenginliği arayan bir test olduğunu söyledi.
Adam, hemen hazırlıklara başladı ve tüccarın önerdiği yerde hazine taşını buldu. Ancak, taşı eline aldığında bir şeylerin ters gittiğini hissetti. Taş, onun ellerinde kaybolup gitti.
Bunu gören tüccar, ona şunları söyledi: “Hazine taşı, kalbindeki sevgi ve cömertlik gibi gerçek zenginliği arar. Senin kalbin ise sadece altın biriktirmekle dolu. Taşın gücü, senin için hiçbir şey ifade etmiyor.”
Adam, tüccarın sözlerini anlamıştı. Onun için gerçek zenginlik, sadece altınla ölçülen maddi değerlerde değil, kalbindeki sevgi, cömertlik ve hoşgörüde yatıyordu.
Bu olaydan sonra adam, altın biriktirmeyi bıraktı ve masalsı ülkede yaşayan insanlara yardım etmeye başladı. Maddi değerlerin ötesinde, kalbinin sevgi ve cömertlikle dolu olması onun gerçek zenginliği olduğunu anlamıştı.
Geleneksel OyunKültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular.Çatlak patlak
Oyuncular ellerini, biri üstte, diğeri altta kalacak şekilde birbirlerinin avuçlarına koyarlar. Her kelimede bir oyuncu yanındaki arkadaşının avucuna vurur ve şu şarkı söylenir:
“Çatlak patlak,
yusyuvarlak,
kremalı börek,
sütlü çörek,
çek dostum çek,
arabanı yoldan çek,
çek amca çek,
burnun kanca,
al sana bir bulmaca,
bulmaca kaç parça,
veriyorum 5 parça,
1, 2, 3, 4, 5”

Bu dersin diğer haftaları

Bütün sınıfların günlük planları