1. Sınıf · 2026-2027
1. Sınıf Serbest Etkinlikler Eylül Ayı Faaliyet Planı 2026-2027
Haftalık günlük ders planları; Millî Eğitim Bakanlığı ders planı şablonuna uygun, bölüm bölüm hazır. Ekranda inceleyin ya da Word olarak indirin.
| AY | HAFTA | KONULAR | KAZANIMLAR | ETKİNLİKLER | ÖĞRENME ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ | KULLANILAN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ ARAÇ VE GEREÇLER |
|---|---|---|---|---|---|---|
| EYLÜL | 1.HAFTA 14 – 18 Eylül | Drama (İsim-İmaj Oyunu) | İşitilebilir bir ses tonu ile göz teması kurarak kendini tanıtması, arkadaşlarını ve öğretmenini tanıması | Daire şeklinde oturulur. Kişi ismini farklı bir ritimle söyler. Kişi ismine uygun hareketle dairenin ortasına gelerek farklı imajla ismini söyler. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler |
| Drama (İsim-Hareket Oyunu) | İşitilebilir bir ses tonu ile göz teması kurarak kendini tanıtması, arkadaşlarını ve öğretmenini tanıması | Grup 2-3 tur ismini söyler. Bu arada isim ve hareketler akılda tutulur. Kişi ismini ve hareketini söyle (Ayşe: Boyun bükme gibi). Gruptan herhangi birinin ismini ve hareketini de tekrarlar. Gruptaki bireylerin hepsinin tekrarlaması istenir. Yanlış yapan oyundan çıkar. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Yedi Renkli Gül Bahçesi Bir zamanlar, çok güzel bir ülkede efsanevi bir bahçe varmış: Yedi Renkli Gül Bahçesi. Bu bahçe, güzellikleriyle görenleri büyüleyen ve ruhlarına huzur veren muhteşem bir yerdi. Her gülün rengi, bir başka büyülü renkte parlıyordu ve bahçenin ortasında, tüm renklerin bir araya geldiği sihirli bir çeşme bulunuyordu. Bahçenin koruyucusu ise, yaşlı ve bilge bir büyücüydü. Adı, Büyücü Alp idi. Büyücü Alp, yıllardır Yedi Renkli Gül Bahçesi’ni koruyor ve burayı insanlar için eşsiz bir cennet haline getiriyordu. Bahçenin gizemi, Büyücü Alp’in kalbinde saklıydı. Bir gün, bahçenin güzellikleri hakkında duyum alan meraklı bir kız çocuğu olan Nilüfer, Yedi Renkli Gül Bahçesi’ni görmeye karar verdi. Bahçenin kapısına vardığında, Büyücü Alp onu karşıladı ve onunla bahçenin sırrını paylaşmaya niyetlendi. Büyücü Alp, Nilüfer’e bahçenin her bir gülünün özel bir anlamı ve gücü olduğunu anlattı. Kırmızı gül, aşkın sembolüydü ve kalplerde tutkuyu canlandırıyordu. Turuncu gül, sevincin ve enerjinin simgesiydi. Sarı gül, arkadaşlığın ve dostluğun önemini hatırlatıyordu. Yeşil gül, doğanın gücünü ve yaşamın devamlılığını temsil ediyordu. Mavi gül, huzurun ve dinginliğin kaynağıydı. Mor gül, gizemin ve büyünün sembolüydü. Pembe gül ise saflığın ve zarafetin ifadesiydi. Nilüfer, bu muhteşem gizemi keşfetmekten büyülendi ve Büyücü Alp ile bahçeyi korumaya söz verdi. Bahçede günlerce kalan Nilüfer, güzelliklerin ve renklerin büyüsüne kapıldı. Bahçenin melodisi, onu adeta bir rüyada geziniyormuş gibi hissettiriyordu. Ancak bir gün, kıskançlığına yenilen kötü bir büyücü, Yedi Renkli Gül Bahçesi’ni ele geçirmek istedi. Bahçeyi karanlıkla kaplamaya çalıştı ve Büyücü Alp ile Nilüfer’i etkisiz hale getirmeye çalıştı. Büyücü Alp ve Nilüfer, birlikte güçlerini birleştirerek kötü büyücüye karşı savaştılar. Sevgi ve dostlukla dolu kalpleri, kötülüğü ve karanlığı yendi. Yedi Renkli Gül Bahçesi, yeniden eski güzelliklerine kavuştu. Büyücü Alp, Nilüfer’e Yedi Renkli Gül Bahçesi’nin koruyucusu olma onurunu verdi. Artık Nilüfer de bahçenin güzelliklerini dünyaya yaymaya ve insanların kalplerini sevgiyle doldurmaya söz vermişti. Yedi Renkli Gül Bahçesi, masal ülkesinin en değerli ve güzel yeriydi. Gül bahçesinin büyüsü, insanların kalplerini sevgi ve renklerle dolup taşıran bir masal haline geldi. Büyücü Alp ve Nilüfer’in hikayesi, sevginin ve dostluğun gücünü vurguluyor, kalplerde güzellikler ve renkler bırakıyordu. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Mendil kapmaca Oyuncular iki eşit gruba ayrılır ve karşılıklı olarak sıra halinde dizilirler. İki sıranın ortasına çizgi çekilir ve kaptan seçilir. Kaptan bu çizginin üzerinde mendili elinde tutarak oyuncuların isimlerini veya sıra numaralarını söyler. İki gruptan da oyuncular koşar ve mendili kapmaya çalışır. Mendili kapamayan oyuncu mendili kapan oyuncuyu kovalar. Mendili kapan oyuncu yakalanmadan eski yerine dönerse, kovalayan oyuncu oyundan çıkar. Eğer yakalanır ve mendili kaptırırsa oyundan kendisi çıkar. Oyun belirlenen tur sayısında biter ve oyuncu sayısı daha fazla olan grup oyunu kazanır. | ||||
| 2.HAFTA 21 – 25 Eylül | Drama (Kukla Olma) | Dikkati belirli bir noktada toplaması amaçlanır. | Yukarıda bir noktaya kollar gergin olarak uzanılır. Nefes alınır. Öğretmenin işareti ile kollar ve baş serbest olarak öne düşercesine bırakılır. Nefes verilir. Lider parmak şıklatarak kademe kademe yavaşça grubu ayağa kalkmasını sağlar. Sonra baş dik duruma getirilir. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Drama (Kopyalama) | Dikkati belirli bir noktada toplaması amaçlanır. | Sıra olunur. Herkes sıra ile yürür. Önündekini kaybetmeden onun hareketlerini yaparak yürümeye devam edilir. Yanlış yapan oyundan çıkarılır. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Uzak Diyarların Çobanı Bir zamanlar, sihirli bir ülkede, yemyeşil vadileri, berrak nehirleri ve göz kamaştıran doğasıyla ünlü Uzak Diyarlar vardı. Bu diyarlarda yaşayan insanlar huzur ve sevgi içinde yaşıyorlardı. Kimse kimseye kin gütmüyor, kavga etmiyorlardı ve barış içinde yaşam sürüyorlardı. Bu güzellikleri koruyan ve hayvanlarıyla dostça yaşayan bir çoban vardı. Onun adı Aydın’dı. Aydın, beyaz sakalları ve derin bakışlarıyla diğer insanlardan farklıydı. Her sabah güneşin doğuşuyla uyanır, sürüsüyle birlikte doğanın kucağında dolaşırdı. Aydın’ın sürüsü, masalsı diyarlarda eşsiz güzellikteki yaratıklardan oluşurdu. Renkli keçiler, tüylü koyunlar ve zarif ceylanlar sürüsünün bir parçasıydı. Aydın, hayvanlarına karşı sonsuz sevgi beslerdi ve onlara zarar vermezdi. Her gece, yıldızların altında çobanlık ateşini yakar ve yıldızlara hayvanlarının hikayelerini anlatırdı. Sürüsündeki her bir yaratığın adını bilir ve onları özenle korurdu. Uzak Diyarlar, masalsı yaratıkların yanı sıra efsanevi bitkilerle doluydu. Bu bitkiler, insanlara iyileştirici güçler verir ve doğayla uyum içinde yaşamalarına yardımcı olurdu. Aydın, bu bitkilerin sırlarını bilirdi ve insanlara yardım etmek için onları kullanırdı. Bir gün, Uzak Diyarlara kötü kalpli bir savaşçı gelmişti. O, zenginlik ve güç arzusuyla bütün masalsı diyarlara hükmetmek istiyordu. Savaşçı, Aydın’ın sürüsünün eşsiz ve değerli yaratıklarını yakalamak istedi. Ancak Aydın, sürüsünü korumak için cesurca savaştı. Aydın, savaşçıyla mücadele ederken sadece kendi hayatını değil, aynı zamanda masalsı yaratıkların huzurunu da koruyordu. Onun sevgisi ve cesareti, savaşçının kalbinde bir değişim yarattı. Kötü niyetli savaşçı, Aydın’ın içindeki masalsı gücü ve hayvanlarla olan bağını gördüğünde pişmanlık duydu. Sonunda, savaşçı, Aydın’ın yüreğindeki sevgi ve masalsı gücün farkına vararak geri döndü ve kötü niyetinden vazgeçti. Aydın, ona dostça elini uzattı ve ona Uzak Diyarların gerçek güzelliklerini gösterdi. Savaşçı, Aydın’ın yardımıyla içindeki kötü düşünceleri ve hırsları bırakarak, masalsı diyarlardaki huzuru bulmuştu. Aydın’ın çobanlık ateşi, onun kalbindeki karanlığı aydınlatmış ve onu iyilikle doldurmuştu. Uzak Diyarların çobanı Aydın, masalsı diyarlardaki huzuru ve sevgiyi korumaya devam etti. Onun sevgi dolu kalbi ve masalsı gücü, Uzak Diyarların simgesi olmuştu. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Yedi kiremit Oyuncular iki eşit gruba ayrılır ve ortaya yedi adet kiremit üst üste dizilir. Oyuna ilk başlayacak grup seçilir. Seçilen gruptaki oyuncu kiremitleri topla devirmeye çalışır. Eğer devirirse, oyuncu diğer grubu topla vurma hakkını kazanmış olur. Bu gruptaki oyuncular topla vurulmamaya çalışırlar ve oyunun sonunda en çok kişi vurmuş olan grup oyunu kazanmış olur. | ||||
| 3.HAFTA 28 Eylül – 2 Ekim | Drama (Kukla Olma) | Dikkati belirli bir noktada toplaması amaçlanır. | Yukarıda bir noktaya kollar gergin olarak uzanılır. Nefes alınır. Öğretmenin işareti ile kollar ve baş serbest olarak öne düşercesine bırakılır. Nefes verilir. Lider parmak şıklatarak kademe kademe yavaşça grubu ayağa kalkmasını sağlar. Sonra baş dik duruma getirilir. | Drama Soru - Cevap Anlatım Gösterme Gözlem | A. Kaynak kişiler 1.Öğretmenler 2.Öğrenciler B. Görsel Kaynaklar 1. Etkinlik örnekleri 2. Bilgisayar vb. 3. Levhalar 4. Resimler | |
| Drama (Kopyalama) | Dikkati belirli bir noktada toplaması amaçlanır. | Sıra olunur. Herkes sıra ile yürür. Önündekini kaybetmeden onun hareketlerini yaparak yürümeye devam edilir. Yanlış yapan oyundan çıkarılır. | ||||
| Masal | Fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini artırır. | Uçan Atlar Ülkesi Uçan Atlar Ülkesi, gökyüzünde rengarenk bulutların üzerine konan efsanevi bir krallığın adıydı. Bu muhteşem ülkede, insanlar, elfler ve sihirli yaratıklar bir arada barış içinde yaşıyorlardı. Ülkenin en değerli varlıkları ise uçan atlardı. Uçan atlar, göz kamaştırıcı renklere sahip tüyleriyle süslenmiş, büyülü kanatları olan hayvanlardı. Her biri kendine özgü bir güzelliğe ve yeteneğe sahipti. Uçan Atlar Ülkesi, diğer krallıkların özlemle baktığı bir cennetti. Ülkenin kralı, bilge ve adil bir liderdi. Onun yönetimi sayesinde Uçan Atlar Ülkesi, huzur içinde yaşıyordu. İnsanlar, elfler ve sihirli yaratıklar birlikte çalışıyor, birbirlerine saygı ve sevgiyle yaklaşıyorlardı. Herkes, ülkelerinin eşsiz güzelliklerini korumak için elinden gelenin en iyisini yapıyordu. Uçan atlar, ülkenin gözdesi ve gururu olarak her gün gökyüzünde dans ediyorlardı. Renkli kanatları, güneşin ışıkları altında gökkuşağı gibi parlıyordu. Bu muhteşem manzara, Uçan Atlar Ülkesi’nin güzellikleri arasında en çok öne çıkanlardandı. Ancak bir gün, siyah bir gölge ülkenin üzerini kapladı. Kara bir ejderha, ülkeye saldırmaya başlamıştı. Ejderhanın kötü niyetleri ve öfkesi, Uçan Atlar Ülkesi’nin barışını tehdit ediyordu. Halk korku içindeydi ve kral da bir çözüm bulmak için ülkenin en bilge büyücüsüne danıştı. Büyücü, ülkenin koruyucusu olan en güçlü uçan atı bulmaları gerektiğini söyledi. Bu at, efsanevi “Pegasus” olarak biliniyordu ve tüm kötülüklerle mücadele edebilecek güçlü bir varlıktı. Pegasus’un gücünü elde ederlerse, ejderhayı durdurabilirlerdi. Kral ve halk, Pegasus’u bulmak için bir arayışa çıktılar. Bin bir güçlüğü aşarak sonunda efsanevi atı buldular. Pegasus, insanların kalplerindeki sevgi ve umutla beslenen bir varlıktı. Ona olan inançları, Pegasus’u güçlü ve korkusuz bir yaratık haline getiriyordu. Pegasus ve ülkenin diğer uçan atlardan oluşan bir ordu, ejderha ile savaşmak için hazırlandı. Kralın liderliğindeki bu birlik, cesaretle ejderhaya karşı savaştı. İnsanlar, elfler ve sihirli yaratıklar birlikte hareket ederek gösterdikleri dayanışma ve sevgiyle ejderhayı yenmeyi başardılar. Ejderha mağlup edildiğinde, gökyüzü tekrar rengarenk bulutlarla dolup taştı. Uçan Atlar Ülkesi, barış ve huzur içinde yaşamaya devam etti. Pegasus, ülkenin koruyucusu olarak onurlandırıldı ve artık hep birlikte mutlu bir gelecek için uçuyorlardı. Bu eşsiz masal, sevgi, dayanışma ve umudun gücünü vurguluyordu. Uçan Atlar Ülkesi, insanların birbirlerine olan inancı ve desteği sayesinde güçlenmiş, kötülükleri yenmiş ve hep birlikte yaşamanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyordu. | ||||
| Geleneksel Oyun | Kültürümüze ait geleneksel oyunlar ile dansları tanır ve uygular. | Kutu kutu pense Özellikle okul öncesi çocukların rahatlıkla oynayabileceği oyunlardan biridir. Oyuncular halka şeklini alarak el ele tutuşurlar. Daha sonra oyunun şarkısını söyleyerek sağa ya da sola dönmeye başlarlar: “Kutu kutu pense, Elmayı yense, Arkadaşım (isim), Arkasını dönse”. İsmi söylenen oyuncu arkasını döner ve yine el ele tutuşarak oyuna arkası dönük devam eder. Bütün oyuncular arkasını döndükten sonra şarkı “Bütün çocuklar önüne dönse” şeklinde söylenir ve oyuncular önlerine dönerler. Bu oyunda kazanan/kaybeden olmaz. |
Bu dersin diğer haftaları
- 4-7. hafta
- 8-11. hafta
- 12-15. hafta
- 16-18. hafta
- 19-21. hafta
- 22-25. hafta
- 26-29. hafta
- 30-34. hafta
- 35-37. hafta